|
22 Mayıs 2012 Salı :
E-GAZETE
› ARDAHAN› BAKANLIKLAR
› BEYKOZ› E DEVLET A. SAYFA› IĞDIR› KARS› ULUSAL YAYINLAR› BİZ KİMİZ› KÖYLÜNÜN KLAVUZU› BİLİŞİM TEKNOLOJİSİ…› İSTANBUL ARDAHAN…› ARDAHANDA TARİH…› EKOLOJİK ÜRÜNLERİMİZ› ARDAHAN KÜLTÜREVİ…› ARDA-FED TÜZÜK› HOÇ-FED TÜZÜK› ARDAHAN'IN TARİHSEL…› ORGANİZASYON› Kongre Süreci ve…› GEREKÇEMİZ VE GENEL…› Gönüllü Temsicimiz…› Gölgeli Köyü Tüzüğü› Ardahan Kültürevi…Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik ve Yakın takipDünyanın tüm devletleri yavaş yavaş uyanıyorsa, biz de rüya âleminde yaşamıyoruz herhalde...
Çin, sanal seddinin arkasında bacak bacak üstüne atarken acı acı tebessüm ediyordu. Batı’ya karşı. “Hey İngilizler” diyordu, “Sizde bir lokma ekmeğe sürülecek kadar bile akıl yokmuş. Eğer benim gibi yapsaydınız, şimdi sokaklarınızda gençler birikmiyor, dükkânlarınız yağmalanmıyor olurdu.”
Hâlbuki İngilizlerde bir somuna yetecek kadar akıl var, yok değil. Eğer Çin’in yaptığı gibi internete dev bir filtre yerleştirmiş olsalardı, yağmalayan gençlerin Facebook, Twitter ve Flickr’a erişimini engelleselerdi onları sonra nasıl teşhis ederlerdi?
Devletler interneti ve sosyal medyayı yeni yeni kullanmayı öğreniyor. Bazısı Çin ve İran gibi yapıyor, hepten filtreleyim ki internet üstünden örgütlenemesinler. Hepten kontrol edelim ki, rejimi tehdit eden genç unsurlara karşı bizlerin blogger’ları, bizlerin tweet’çileri, bizlerin face’çileri savaşsın. Tehditkâr düşüncelere yakın takip!
Batı ise Arap Baharı’nın da etkisiyle iyice tedirgin oldu ama demokrasinin ruhunu çürütüp görüntüsünü kurtarmaya çalışıyor. Her bir vatandaşının aldığı nefesi GSM şirketleri ve CCTV’lerle (bizdeki MOBESE) takip ederek. Hatta vatandaşları birbirini teşhis etmeye teşvikle, yani birbirine kırdırarak.
Londra’daki yağmalarda olan buydu mesela. İsyanının fotoğrafını bir sosyal medya kahramanı olmak için yağmaladıkları Blackberry telefonlar aracılığyla paylaşan genç kızlar ve oğlanlar ülkenin en dâhi bilgisayarcıları ve işgüzar vatandaşlarının da yardımıyla hemen bulunuverdi. Bir devlet uyanıyor. Özgürlük, eşitlik, kardeşlik ve yakın takip!
Norveç katliamından sonra Avrupalı siyasetçiler ırkçı söylemleri kontrol etmek bahanesiyle internetin başıboş bırakılmaması gerektiğini söylüyor. İngiliz Başbakan David Cameron isyanlardan sonra sosyal medyanın ‘çevreye verdiği rahatsızlıktan dolayı’ bir süre kapatılabileceğini ima etti.
Gerçekten de uyanıyor devletler. Mısır gizli servisine vatandaşların Skype’taki konuşmaları dinlemesi için özel bir teknoloji satan demokrasinin onay merkezi Batı, bugün kendisi için çok endişelendiğinden ikiyüzlülüğünü gizlemekle uğraşamaz.
Bize gelirsek… Biz zaten alışığız devleti tepemizde hissetmeye. İzin verdiği ölçüde konuşmaya ve dolaşmaya. OK demişiz bir noktada. Yalnız verdiysek de OK’i, yani her köşe başındaki kameralarla, telefonlarla, internet kafelerle filan kayda geçmeyi kabullendiysek de bu ahtapot teknolojinin en azından bir felaket karşısında işimize yaramasını bekleriz. Bakın mesela…
Bugün itibarıyla İstanbul’daki MOBESE sayısı 4 bin civarında. Emniyet teşkilatı kısa sürede rakamın 10 bine çıkması için yoğun çalıştıklarını söylüyor. Oha ama evet, tamam.
İstihbarat Daire Başkanlığı’nda bulunan bilgisayar sistemleri üzerinde memleketeki tüm GSM şirketlerine ait adres kayıtlarının, telefon görüşme detaylarının, telefonun bulunduğu yer, (HTS) bilgileri tutuluyor. Korkunç ama bu da tamam.
Her şeye kafa salladık, her şeye tamam da bu müthiş teknolojinizi, bu uzun kollarınızı niçin Hrant Dink cinayetini çözmek için katiyen kullanmıyorsunuz? Hrant Dink’in öldürüldüğü gün Agos gazetesini görüntüleyen kameralar dört şüphelinin telefonla konuştuğunu tespit etmiş. Dink’in avukatları baz istasyonu bulunan iki GSM şirketine kameranın belirlediği saat aralıklarında yapılan konuşmalardan bu şüphelilerin kimliklerini sordu. TİB önce bu özel hayatı ihlal olur diye izin vermedi. Bravo, etik olunuverdi. Sonra da GSM şirketi o saatlerde hiç görüşme yapılmadığını açıkladı. Öğle vakti, Şişli’de! Aptal yerine koymanın da türlü yöntemleri icat edildi.
Özgürlük yok, eşitlik bir espri, kardeşliğimizin içine etmektesiniz. Bari yakın takibinizden bir fayda görelim, ey kontrol manyağına dönen devletler! Siz uyanıyorsanız da, biz de rüya âleminde yaşamıyoruz herhalde. (Ezgi Başaran-Radikal)
Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|
|