E-GAZETE
KARİKATÜR

Restaurant Faresi Gazeteci, Teneke İşadamı ve Dernekçiler!..

08 Şubat 2012, 12:22
Öncelikle Mesleğini hakkı ile icra eden ve kendi alanında başkalarına muhtaç olmadan yükselmeyi bilen Gazeteci, Garson- Komi ve Çamaşırcıları Tenzih ederek sözlerime başlamak istiyorum

Bir gazeteci olarak bahsi geçen meslek dallarında uğraş veren hiç kimseyle herhangi bir derdim söz konusu olamaz. Ancak, benzeri bir çok meslekte çalışıpta kurbağa misali şişinerek kendilerini olduğundan fazla göstermeye çalışanları eleştirme hakım var sanırım.  

Ardahan adına yaşanan günlük gözlemlerim sonucu içimdeki olumsuz birikimleri artık dışa vurma zamanı geldiğini sanıyorum

Bu nedenle sözkonusu bu meslek dallarını örnek göstermek suretiyle mevcut olaylara açıklık getirmem gerekiyor. 
 

Geçim kaynağı olarak herbiri kutsal birer meslek dalı olan bu işlerde bileğinin hakkıyla başarı gösterenlere canım fedadır.  

Farkıdamısınız...
Son yıllarda K.A.I üçgeninde Dernekçilik başta olmak üzere birçok alanda önemli değişimler sözkonusu!
 
Dernekçilikte tabelacılık, cepçilik yaşanırken garson, komi ve bulaşıkçılar işadamı oldular!
 
Dernekçilikte tabelacılık, cepçilik, İşadamlığında garsonluk, bulaşıkçılık ve Otel çamaşırcılığı model kabul edilir oldu.
 
Gazetecilik nasıl yapılıyor diye merak edersiniz sanırım!
 
Bilmiyormusunuz?
 
Söyleyeyim!
 
Örneğin gazetecilikte şimdilerde restaurant faresi olmak moda… Restaurant faresi gazetecilerin asli görevleri bir kaç acılı lahmacun ve adana kebabı yanısıra bir duble rakıya Garson, Komi, Bulaşıkçı ve otel çamaşırcılarını şişirerek işadamı ilan etmektir. 
 
Garson, Bulaşıkçı ve Otel çamaşırcısı işadamı olanlar zamanla çağ atlayarak cepçi, tabelacı başkan oluyorlar…
 
Nasılmı?
 
Hadi onuda söyleyelim!
 
K.A.I basını adına yola çıkan restoran fareleri bir porsiyon lahmacuna, bir adaman kebabına ve bir duble rakıya haber yapıp kendilerini gazeteci ilan ederler.
 
Sırf acılı lahmacun, yanısıra adana kebabı ve bir kadeh rakı değil tabi... Arada bir de ‘ya uzaktan geldin’ bahanesiyle ceplere sıkıştırılan 20-30- liralar da söz konusudur…
 
Hayatları boyunca bulamayacakları müşteri artıklarıyla karınları doyurulan gazeteci müsvetteleri yedikleri zıkkımın hatırına göğe çıkardıkları sözde İşadamı, garson, bulaşıkçı ve otel çamaşırcılarını yere göğe sığdırmazlar.
 
Süreç içinde bunlar falan-fişman işadamı diye toplumda teneke işadamı, çepçi ve tabelacı dernek başkanı olarak karşımıza çıkarlar.
 
Toplumda kangren haline gelen sahtekârların foyası ortaya çıkar ancak iş işten geçmiştir…  Birkaç lahmacuna, bir duble rakıya, arada birde ceplerine sıkıştırılan 20-30 kuruşun hatırına öve öve yere göğe sığdıramadıkları Garson-Komi-Bulaşıkçı ve Otel çamaşırcılarını sanki kendileri işadamı olarak yaratmamışçasına bu sefer dert yanmaya başlarlar… Tabi bu birazda yarattıklarından nemalanmamaları sebebiyledir!
 
Dernek başkanı, işadamı sıfatıyla överek kendileri gibi toplumun başına bela ettikleri tenekeci zortapozları, sanki kendileri yaratmamış gibi köşelerinde üstelik başkalarının ağzıyla ahlak dersi vermeye başlarlar…
 
Birkaç acılı lahmacun, bir adana kebap ve bir duble rakıya onların yaratılmasında tek suçlu kendileri oldukları halde bu gerçeğin üzerini örtbas edip kendi kabahatlerini gizleyip görmezden gelirler…
 
Onlara birtek sorumuz var... Restaurant Farelerinden Gazeteci oluyorda, Tenekeden İşadamları ve Dernekçiler neden olmasın?
 
Bu toplumun başına bela ettiğiniz bu zortapozlardan bahisle başkalarının ağzından ona buna laf yetiştireceğinize başınızı kıçınızdan yana çevirip bir bakın gerinize… Arkanızdan ne manşetler atılıyor bir görün!
 
Siz gazeteciyim deyip bir duble rakıya, birkaç acılı lahmacuna ve bir acılı adana yanında bir duble rakıya, arada birde müsait yerlerinize sıkıştırılan 20-30 kuruşa talim ederken yere göğe sığdıramadıklarınız o düzenledikleri kaz ve kuş geceleriyle sırtınızı sıvazlayarak milyonlar götürenler ‘enayiye bak’ deyip kıçınıza tükürüyorlar!
 
İşin aslı yere göğe sığdırmadan bir-iki acılı lahmacuna, bir acılı adanaya ve bir duble rakıyla yücelttikleriniz arada bir sizleri görmedikleri zaman veryansın etmektesiniz… Kendinizden utanmıyorsanız Allahtan korkunuz olsun… Bu halkı daha ne kadar yanıltacaksınız?
Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...

Hüsamettin AVŞAR

ALEXA